| | Üretsiz Blog oluştur

HABER29

Öksürük deyip geçmemeli...

öksürük Öksürük, hava yollarını açtığı için aslında faydalıdır, ama uzun sürdüğünde zararlı olabilir. 21 gün sonra öksürüğünüz hâlâ geçmediyse doktora başvurun

Bundan önceki yazımda, Dr. Murat Kınıkoğlu ile gelişmesinde çoklukla sigara içmenin önemli rol oynadığı KOAH denen akciğer hastalığı hakkında konuşmuş ve Dr. Kınıkoğlu’nun anlattıklarını nakletmiştim. Bugün de o yazının devamı olarak öksürük deyip geçmemek lazım geldiğini anlatıyor  Dr. Murat Kınıkoğlu. İşte anlattıkları....
Öksürüğü, yeni başlayan öksürükler ve kronik öksürükler olarak ikiye ayırarak anlatmak uygun olacaktır. Örneğin salı günü bahsettiğim KOAH hastalığının öksürüğü kronik bir öksürüktür, hastalar günler, aylar, yıllar boyu öksürmekten şikâyet ederler. Buna karşılık son günlerde salgın olan gribal enfeksiyonlar ise bir iki hafta süren ve çoğunlukla kendiliğinden geçen öksürüğe neden olurlar. Yeni başlayan (akut) öksürükten kastımız daha önce olmadığı halde (son birkaç hafta) içinde ortaya çıkan öksürüklerdir.

Öksürük şurubuna sarılmayın

Öksürük, ciğerlerimize hava akışını sağlayan yollarda oluşan herhangi bir irritasyona yani tahrişe bağlı olarak meydana gelir. Bazen de hava yolumuza bir şey kaçar, bazen burundan veya genizden bir akıntı aşağıya inince onu çıkarmak isteriz. Öksürük hava yollarının açılması amacını taşıdığı için aslında yararlıdır, ama uzun süreli öksürükler zararlı olabilirler. Bu tip kronik öksürükler astım, kronik bronşit, allerji gibi nedenlere bağlı olabilirler.
Grip sonrası öksürükler, ateş, boğaz yangısı, burun akıntısı, halsizlik gibi bulgularla birlikte veya salgına neden olan virüsün karakterine göre bu belirtilerden birkaç gün sonra ortaya çıkarlar. Genellikle kuru bir öksürük şeklinde olurlar. Bazen birkaç gün sonra akıntının artması ile daha ifrazatlı bir öksürük haline dönüşebilirler. Hemen öksürük şuruplarına başlamayı önermiyorum. Öksürük ilaçları ve şurupların çoğu dekonjestan dediğimiz burun akmasını önleyen maddeler ihtiva eder. Bu ilaçlar, burun içindeki damarları büzerek burnun salgı yapmasını engelledikleri için görüntüde nezlenin şiddeti azalmıştır ama aslında hastalık devam eder, hatta ilaçların mikroplu bölgedeki kanlanmayı önlemesi yüzünden daha kötüye gidebilir.
Sıvı alımını artırın ki biriken mukus yumuşatılıp kolay atılabilsin. Ihlamur kaynatın, sıcak olarak günde en az üç bardak için.
6 bardak suya; 1 çay kaşığı nane,  1 çay kaşığı kekik, 3 tane papatya çiçeği,  1 çorba kaşığı ıhlamur koyup 10 dakika kaynatın, sıcak olarak günde birkaç bardak için.
Ne yaparsanız yapın, grip sonrası öksürüklerin iki üç hafta kadar devam edebileceğini unutmayın.

sağlık vaat eden meyva ve sebzeler

kivi KİVİ
Kış meyvelerinden olup, soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmamız için bize yardımcı olacak çok iyi bir vitamin deposudur. Bileşimindeki vitaminlerden en önemlileri A ve C vitaminleridir. Ayrıca kansere karşı koruyuculuk gösteren lutein’i de bol miktarda içerir. Bir porsiyonda (100 gr.) yaklaşık 30 kalori vardır.

NAR
Antioksidan kapasitesi oldukça zengin olan nar önemli miktarda da potasyum, lif, C ve A vitamini ve niasin içerir. Zengin vitamin, mineral içeriği ile de kış mevsiminin vazgeçilmezleri arasından yer almaktadır. Ayrıca nar, kış aylarında bağışıklık sistemini de güçlendirdiği için gribe karşı koruyucu olarak tüketilmesi gerekli olan bir meyvedir. İçeriğinde bulunan besin öğeleri ile kolesterolü düşürür, kalp sağlığını korur ve antioksidan içeriğinin gücü ile de kansere karşı koruyucu etki yaratır. 100 mL nar suyu, 100 mL kırmızı şaraba veya 100 mL yeşil çaya göre 2 - 3 kat daha fazla antioksidan kapasite gösterir. Narın aynı zamanda kan yapıcı, idrar söktürücü, enerji verici ve tansiyon düşürücü etkisi bulunmaktadır. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; yarım  küçük boy tüketebilirsiniz.

PORTAKAL
Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan portakal özellikle içerdiği zengin C vitamini ile hastalıklara karşı vücudun savunmaortakal  mekanizmasını kuvvetlendirir. Portakal, C vitamininin yanı sıra B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içermektedir. İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Bunların dışında da, damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller. Ayrıca, içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde de, kanın pıhtılaşmasını engeller, mide ve pankreas kanserine karşı koruyucudur ve yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlar. Portakalda bulunan en önemli flavon olan herperidin kandaki kolesterol seviyesini azaltmaktadır. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; 1 orta boy tüketebilirsiniz.

MANDALİNA

Mandalina, içerdiği C vitami-niyle, bedenimizin hastalıklara karşı direnme gücünü artırır. Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Kalp hastalıklarına karşı iyi bir ilaç olma özelliği taşır, çünkü kötü kolesterol düzeyini düşürür. Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır. Damar hastalıklarına karşı bedeni korur. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; 2 küçük boy mandaline tüketebilirsiniz.

BROKOLİ
Kansere karşı koruyucu bir etkisi vardır. A vitamini ve birçok antioksidan için zengin bir kaynaktır. Brokoli ve domates ayrı ayrı kansere karşı etkinliği tanınmış iki sebze, ancak yeni bir araştırma ikisinin günlük diyette beraber tüketiminin prostat kanserine karşı daha da etkin olduğunu ortaya koydu. Brokoliyi bol domatesle pişirin. Brokoli ayrıca mide sağlığını da destekliyor.

Yapılan bir çalışmanın sonucunda araştırmacılar sulforapan açısından zengin brokoli tüketiminin ülserin birincil nedeni olan H. Pilori enfeksiyonunu önleyebileceği sonucuna vardılar. Sulforapan ayrıca güneşten zarar görmüş cildin onarılmasında da yardımcı oluyor. Bu da brokoli tüketiminin cilt kanseri riskini azaltabileceği anlamına geliyor. Pişmiş 250 gram brokoli, içerdiği 74 mg kalsiyum ve 123 miligram C vitamini nedeniyle kemikleri güçlendirmek açısından da faydalı.

KARNABAHAR
C vitaminin çok iyi bir kaynağı olan karnabahar, aynı zamanda folat, B5, B6 vitamini ve potasyum, manganez ve omega-3 yağ asidi içinde iyi bir kaynaktır. Lif içeriği yüksek ve düşük kalorilidir. 100 gramında; 27 kalori içermektedir. Prostat, kolorektal ve akciğer kanseri risklerini azaltmaktadır.
Pişirme iler birlikte folatın yüzde 20’si kaybolmaktadır. Uzun süre pişirilmesi lapalaşmasına neden olur, ayrıca kükürtlü bileşenlerini dışarıya bıraktığı için istenmeyen koku ve acı bir tat oluşur. Buharda veya az suda pişirme tercih edilmelidir. Tüm lahana grubundaki besinler gibi enzimlerin aktivitelerini artırarak, karsinojen maddeleri yok eder. Özellikle içerdiği sulforapan ve izotiyosiyanat ile karaciğer aktivitesini arttırıp toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlar.

LAHANA
Diyet lifinin, manganez, folat, B6 vitamini, potasyum ve omega-3 yağ asitlerinin çok iyi bir kaynağı olan lahana aynı zamanda B1 (tiamin), B2 (riboflavin), kalsiyum, A vitamini ve proteinin de iyi bir kaynağıdır. 100 gramında 24 kalori içerir. 150 gram beyaz lahana günlük K vitamini ihtiyacının yüzde 91,7’sini, C vitamini ihtiyacının ise yüzde 50,3’ünü karşılar. Lahana C vitamininde iyi bir kaynağı olmasının yanı sıra, içeriğindeki indol, bioflavanid, monoterpenler ve diğer maddelerle tümörlerin büyümesini engeller ve hücreleri serbest radikallere karşı korur. Özellikle akciğer, mide ve kolon kanserine karşı koruyucu etki gösterir.

Beş yıldızlı bir otel gibi

fatih Yolcuların, iç dizaynı ve temiz ortamıyla beş yıldızlı bir otele benzettiği Fatih vapurunda engelli tuvaletinin, revir ve bebek bakım odasının kapıları ancak talep üzerine açılıyor

İstanbulluların oylarını vererek seçtiği, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da ilk yolcularından biri olduğu “Fatih” vapurunun, Beşiktaş-Kadıköy seferinde Milliyet muhabiri de yolcular arasındaydı.
“Haydi İstanbul Vapurunu Seç” kampanyasında İstanbulluların oylarıyla 8 model arasından belirlenen 4 numaralı şehir hatları vapuru olan Fatih, 9.3 milyon dolara mal oldu. 31 Ocak 2009’de Sirkeci’de düzenlenen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle hizmete giren Fatih, şehiriçi seferlerine her gün 09.00-14.20 saatleri arasında Beşiktaş-Kadıköy’le başladı. 
Modern iç dizaynı, rahat koltukları, plazma televizyonları, ferah ortamı, sessiz ve sarsıntısız yolculuğuyla öteki vapurları kıskandıracak donanımına rağmen yeni vapur, hizmet karnesinde üç kırık notu birden aldı. Zira, Fatih vapurunda engelli tuvaleti, revir ve bebek bakım odası kilitliydi. Görevliler, “insanların kötü kullanımını önlemek” için bunları kilitli tutuklarını, istenirse açtıklarını söyledi.

TECAVÜZ ETMEK İSTEDİ

KIZLARIMA TECAVÜZ ETMEK İSTEDİ

tecavüs etmek istedi İzmir'de işadamını boğup cesedini yakmakla suçlanan sevgilinin iddiası; "Kızlarıma tecavüz etmek istedi"

İZMİR'in Çeşme İlçesi'nde, geçen yıl Temmuz ayında işadamı Hüseyin İltaş'ı iple boğup, ardından yakarak öldürdükleri iddia edilen aşk yaşadığı F.E., kızı M.E., ile Ö.G., ve H.E.'nin ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlanırken, taraflar birbirini suçladı. F.E., birlikte olduğu işadamının kızlarına tecavüz etmek istediğini iddia etti.

Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Nihal Fındık, tutuklu sanıklar M.E., F.E., Ö.G. ve H.E. ile diğer tutuksuz 4 sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde dava açtı. İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan ilk duruşmaya haklarında `Tasarlayarak canavarca hisle öldürme ve bu suça azmettirme' suçlarından, ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu 4 sanık ile tutuksuz yargılanan sanıklar ve ölen işadamının eşi Nermin İltaş ile tarafların avukatları katıldı.

FARKLI CİNSEL İSTEKLERİ VARDI

F.E., Hüseyin İltaş'ın farklı cinsel isteklerde bulunması, kızı M.E.'ye de tacizde bulunup eziyet etmesi nedeniyle öldürüldüğünü belirtti. F.E., ifadesinde "Yedi yıl önce kendisiyle tanıştım. Genelde benim oturduğum evde birlikte oluyorduk. Bir yıl sonra evli olduğunu öğrendim. Ben uyurken kızım A.E.'nin, daha sonra da büyük kızım M.E.'nin göğüslerini okşarken yakaladım. Birlikteliğimizden çocuğumuz doğdu. Değişik cinsel istekleri vardı. Eve travestiler getirip birlikte seks yapıyordu. Kızlarımla cinsel ilişkiye girmek istiyordu. Kızım M.E.'nin psikolojisi bozuldu, Hüseyin'i öldürmek istediğini söyledi. Bir gece evimde Ö.G. ve H.E.'nin, Hüseyin'in ağzına yastık dayayıp öldürmeye çalıştıklarını gördüm. Öldürme olayını kızım planlamış. Benim bir şeyden haberim yok" dedi.

M.E. ise, "Hüseyin İltaş'ı anneme ve bize kötü davranıp, cinsel istismarda bulunması nedeniyle öldürtmeye karar verdim. Ö.G., ile görüşüp 5 bin TL'ye anlaştım. Eğlenceden geldiği bir gece Ö.G. ve H.E. yastık ve iple boğup öldürdüler. Cesedini, çuval içinde otomobilinin bagajına koydular. Yakma görüntülerini bana izletiler. Korktuğum için yargıya bildirmedim" dedi.

Ö.G., ise "Olay gecesi M.E., mesaj atıp beni eve çağırdı. Yerde çuval içerisinde battaniyeye sarılı eşyayı arabaya taşımamı istediler. Kanlar akınca ceset olduğunu anladım. Ama M.E.'nin elinde tabanca vardı, kimseye söylemememi istedi. Cesedi Çeşme'ye götürdük. Midem bulanınca deniz kıyısına gittim. Geri döndüğümde dumanlar çıkıyordu" dedi. H.E., ise olay gecesi haplı olduğunu, hayal meyal hatırladığını söyledi. H.E., "Bizi eve M.E., aldı. Ö.G. ve bana yastık ile ip verdi. Bizi Hüseyin'i yatak odasında öldürürken, annesiyle kızı da bizi kapıdan izliyordu. Çuval içerisindeki cesedi Çeşme'ye götürdük. Çalı çırpı koyup yaktık. Ö.G., bu anı benim cep telefonuma kaydetti. Bu işi hep birlikte yaptık" dedi.

Nermin İltaş, ise eşinin düzenli bir hayatı olduğunu, belirtip tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

SAPIK BABA

sapık baba SAPIK BABAYI AKRABALARI ÖLDÜRESİYE DÖVDÜ!

Kütahya’nın Altıntaş ilçesinde, 15 yaşındaki öz kızını kandırarak 4 yıldır cinsel ilişkide bulunduğu iddia edilen, olayı öğrenen yakınları tarafından darbedilen kişi hastaneye kaldırıldı. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, ilçeye bağlı Oysu köyünde, E.H. (15), babası Y.H’nin (45) kendisini kandırarak 4 yıldır cinsel ilişkide bulunduğunu 3 gün önce teyzesine söyledi. Daha sonra kızıyla cinsel ilişkide bulunduğunu gören yakınları Y.H’yi darbetti. Altıntaş Devlet Hastanesine kaldırılan ve buradaki ilk müdahalenin ardından Kütahya Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi Servisine sevk edilen Y.H’nin hayati tehlikesi bulunmadığı belirtildi. Y.H’nin taburcu edilince adliyeye sevk edileceği bildirildi.

Evlilik dünyası- 6-8 Şubat

Evlilik fuarı, 6-8 Şubat

Evlilik Dünyası- A'dan Z'ye evlilik hazırlıklarının 7 yıldır tek adresi "EVLİLİK FUARI", 6 - 8 Şubat 2009 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenleniyor.

Her yıl 25.000'e yakın evlenecek çifte rehberlik eden fuarda gelinlik defileleri, yarışmalar, çekilişler ve birbirinden şık etkinlikler düzenlenecek. Evlenecek çiftler bu büyük buluşmayı kaçırmasınlar!


Türkiye'nin en büyük evlilik hazırlıkları fuarı "Evlilik Dünyası", 6 8 Şubat 2009 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda 7. kez evlilik sektöründe faaliyet gösteren firmaları bir çatı altında toplamaya hazırlanıyor.

Her sene evlilik hazırlığı yapan çiftlerin gezmeden düğünlerini planlamadığı Evlilik Dünyası bir kez daha sektör profesyonelleri ile evlenecek Evlilik Dünyası, çiftleri görkemli bir atmosferde buluşturmak için hazırlıklarına başladı.

200'e yakın firmanın katılacağı fuarda 3 gün boyunca defileler, dans gösterileri, konserler, saç ve makyaj şovları, gibi birçok etkinlik düzenlenecek. Çiftler, seçimlerini yaparken kapı kapı dolaşıp ihtiyaç listelerini temin etmek yerine, en kısa yoldan düğünlerini planlayacaklar.

Her sene fotoğraf çekimleri ve konseptiyle bir konuya dikkat çekmeyi gelenek haline getiren Evlilik Dünyası bu yıl, "Bohem İstanbul Gelinleri" konseptiyle Eski Galata Köprüsü'nde gerçekleştirdiği fotoğraf çekimlerinde, nostaljik bir hava yaratarak 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'un tarihi mirasına dikkat çekiyor.

Evlilik Dünyası Bugüne kadar gerçekleştirilen görkemli fuar atmosferi ve tanıtım çalışmalarıyla Türkiye'nin en başarılı butik fuarlarından olan Evlilik Dünyası, gelinlik modası ve düğün sofraları trendlerinin çıkış noktası olmaya devam ediyor.

www.evlilikhazirliklari.com adresinden online davetiye alarak fuarı ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

Öpüşme tartışıldı

Sürmanşet'te Dolunay Soysert ile birlikte BKM'de 'Sürmanşet' oyununuz devam ediyor... Oyun nasıl gidiyor?
Çok
iyi. Sanırım 15 oyun oynadık. Ankara turnesi yaptık, çok güzel geçti. Tiyatroyu var eden şey seyirci. Her oyunu, dolu bir salona oynuyoruz.

*
Oyundaki öpüşme sahnesinin bu kadar çok konuşulması sizi rahatsız etti mi?
İlk başlarda şirket fotoğrafları vermemişti. Ama sonrasında birileri girdi oyuna ve fotoğrafları çekti. Ondan sonra da şirketimiz 'güzel fotoğraf verelim' dedi. Çünkü oyun esnasında gizli gizli fotoğraflar çekilmişti. Zaten kötü de fotoğraflar. Rahatsız etti mi? Bu sahne oyunun bir parçası. Gayet doğal karşılıyorum. Ama 5-6 saniyelik bir an bu zaten.

*
Sürmanşet oyununa nasıl tepkiler alıyorsunuz?
İyi tepkiler alıyoruz. Beğenenler çoğunlukta ama gelen her türlü eleştiriyi dikkate alıyoruz. Bir şekilde geri dönüşümü olumlu almak, sahneye çıkarken de, oynarken de, oyundan sonra insanlarla konuşurken de bizi şevklendiren bir durum.

*
Dolunay Soysert ile iyi bir ikili oldunuz herhalde...
Ekipteki herkesle öyle. Ekipteki herkesi daha önceden tanıyordum. Ama bu kadar yakın değildim. Oyuna gideceğim zaman o arkadaşlarımı göreceğim ve onlarla sahneye çıkacağım için heyecanlanıyorum. Çok özel ve insan olarak da çok değerliler. Oyunculukları tartışılmaz. Beşimizin arasında güzel bir enerji var.

Balık gibi kokuyorum!

beste bereket atv'nin ilgiyle izlenen 'Parmaklıklar Ardında' isimli dizisine Altın Portakallı oyuncu Beste Bereket de dahil oldu. Bir balıkçı kızı Hilal'i canlandıran Bereket, rolüne iyice alışmış: Hayatım boyunca balıklarla bu kadar içli dışlı olmamıştım. Yürüyen büyük bir balık gibi kokuyorum..
atv'nin sevilen dizisi 'Parmaklıklar Ardında'nın kadrosuna balıkçı Hilal rolüyle giren Altın Portakallı oyuncu Beste Bereket, kısa sürede hem diziye hem de çekimlerin yapıldığı Sinop'a adapte oldu. Hatta rolünün hakkını verebilmek için Sinop'taki balıkçılarla sık sık balığa çıkmaya da çok alıştı. "Hayatım boyunca balıklarla bu kadar içli dışlı olmamıştım. Yürüyen büyük bir balık gibi kokuyorum" dedi

Kartal bir havalandı, pir havalandı

kartal Kartal bir havalandı, pir havalandı! Siyah-beyazlılar, Fortis Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında Antalyaspor'u farklı mağlup etti. Beşiktaş'a galibiyeti getiren golleri 4'te Bobo, 15'te İbrahim Üzülmez ve 36'da Serdar Özkan kaydetti. Antalya'nın tek sayısını ise 18'de Ahmet Kuru attı. Siyah-beyazlı ekibin yeni transferi Ernst yazarlardan tam not almayı başardı.

Maçın tamamına yakın bölümüne Beşiktaş hükmetti diyebiliriz. İstediği zaman kanatları kulandı, istediği zaman rakibin arkasına uzun toplarla gitti. İstediği zaman da oyunun temposunu düşürdü. Özellikle ilk yarıda Bobo ve Holosko bu boş alanları çok iyi kullandılar ve rakibin arkasına sarkarak pozisyonlar buldular. Gol pozisyonlarının da birçoğu zaten rakibin arkasına yapılan koşularla oldu.
Bu rahat maçın içerisinde yeni transferler Erkan ve önceki gün takıma katılan Ernst'i tam değerlendirmek mümkün değil. Ama bu maçtaki tempoları ilk maçları olmasının da heyecanıyla vasatın üstüne çıkmadı. Ama bu son derece normal. Aslında üst üste hem kupada hem ligde oynanan Antalyaspor maçları Beşiktaş açısından elde edilen galibiyetlerle beraber önemli bir moral desteği oldu.
Bu da en çok psikolojik güven desteğine ihtiyacı olan siyah beyazlı oyunculara yaradı.

ilaçlar sokağa atıldı

İstanbul'da sokak ortasına bırakılan çok miktardaki ilaç vatandaşları şaşkına çevirdi.

ha Çevredeki vatandaşlar, akşam saatlerinde sokağa atılan ilaçların bir kısmını sokaktan geçen bazı vatandaşların alıp götürdüğünü söyledi. İhbar üzerine olay yerine gelen belediye ekipleri, ilaçları çöp arabasıyla bulunduğu yerden kaldırdı.

Zeytinburnu Stadı yanındaki sokağa akşam saatlerinde kimliği belirsiz kişiler tarafından kolilerle ilaç atıldı. Bir kısmı çöp konteynerine atılan ilaçların büyük bölümü ise sokak üzerine saçıldı. Çevredeki vatandaşların dikkatini çeken ilaçları sokaktan geçen bazı vatandaşlar alarak yanlarında götürdü. İlaçların bazılarının son kullanma tarihini doldurdukları gözlendi. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen Zeytinburnu Belediyesi temizlik ekibi, ilaçları çöp kamyonuna yükleyerek sokaktan uzaklaştı.

Bir anda sokakta ilaçların yayıldığını fark ettiklerini ifade eden Abdullah Demiriz, "İlaçları kimlerin attığını görmedik. Akşam saatlerinde atılmış. Cadde mayın tarlası gibi ilaçla doluydu. Gelen geçen topladı. Değeri fazla olan ilaçlar da vardı. Herhalde kullanmak için aldılar." diye konuştu. Gerekli yerlere durumu anlattıklarını belirten Demiriz, "Polis geldi. Daha sonra belediyenin temizlik görevlileri geldi ve ilaçları topladı." dedi.