Fenerbahçe Cimbom'a fark attı
10 Ocak 2009 Cumartesi 08:00
Dünyanın en iyi ekipleri sıralamasında ilk sırayı ManU alırken, F.Bahçe listede 6 sıra birden geriledi... Cimbom ise..
Dünyanın en iyi takımları değerlendirmesinde, Fenerbahçe 6 sıra gerileyerek, 28. sıraya indi.
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun (IFFHS) değerlendirmesinde, dünyanın en başarılı takımları listesinin ilk 3 sırasında İngiltere'nin Manchester United, Almanya'nın Bayern Münih ve yine İngiltere'nin Liverpool takımları yer aldı.
Bir önceki ay 22. sırada bulunan Fenerbahçe, 6 sıra geriledi ve Ukrayna'nın Shakhtar Donetsk takımıyla birlikte 28. sırayı paylaştı. Galatasaray, 56. sıradan 49. sıraya yükselirken, Beşiktaş, 102. sıradan 110. sıraya geriledi.
En başarılı ilk 350 takım arasında Kayserispor 6 sıra gerileyerek 173, Sivasspor 33 sıra yükselerek 255, Gençlerbirliği 13 sıra gerileyerek 305 ve Trabzonspor 2 sıra yükselerek, aynı puana sahip 3 takımla birlikte 326. sırada yer aldı.
Pop müziğin ünlü ismi Nilüfer, hayatının bilinmeyenlerini anlatdı
En büyük travmayı 11 yaşında, babasını kaybettiği gün yaşadığını söyleyen sanatçı, "Babamın öldüğünü bir avukat yazıhanesinde öğrendim. Aynı gün, üç kardeşimin daha olduğunu öğrenince, büyük bir şok yaşadım" dedi.
Müzik dünyasının ünlü ismi Nilüfer, geçtiğimiz günlerde Filiz Akın, "Filiz Akın'la Haftasonu Sohbetleri" programında, hayatıyla ilgili ilginç bir açıklamada bulundu... Hayatının en büyük şokunu babası Cemil Yumlu'yu kaybettiği gün yaşadığını, o gün, üç kardeşi daha olduğunu öğrendiğini söyleyen sanatçı, bu konuyla ilgili fazla detay vermek istemedi... Yıllar sonra üç kardeşini arayarak bulan sanatçı, yaşadığı travmayı Kelebek'e anlattı...
"11 yaşındaydım... Ve babasına düşkün bir kız çocuğuydum. Bir gün babam hastalandı ve hastaneye yattı. Kendisini birkaç kez hastane odasında ziyarete gittim. Sonra bir annem bir daha beni hastaneye götermedi. Ben babamın iyileşip, eve döneceğini beklerken, bir gün annem beni bir avukat yazıhanesine götürdü. O gün orada babamın vefat ettiğini öğrendim. O kadar büyük bir şok yaşadım ki. Babamın öldüğünü söylemediği için anneme çok kızdım. Şu an bu durum içimde büyük bir yaradır. Çünkü babamın iyileşemeyeceğini bilseydim, belki onunla daha çok vakit geçirir, onu son kez hastanede ziyaret ederdim... Aynı gün, o avukatın odasında üç kişi daha vardır. Annem bu üç kişinin kardeşlerim olduğunu söyleyince, bir şok daha yaşadım. Kardeşlerim babamın ilk evliliğindenmiş... Sonra birbirimizi
kaybettik. Yıllar sonra onları bulup bir araya geldim. Ama şu an büyük olan ağabeyim vefat etti. Bir kardeşim New York'ta yaşıyor. Onunla da fazla görüşemiyoruz. Diğeri ise Ankaradaymış ama henüz izini bulamadım. Keşke
babam, kardeşlerimle zamanında bizi bir araya getirseydi, onlarla tanıştırsaydı. O zaman şu an her şey çok farklı olurdu. En azından kardeşlerimle bağımız olurdu. Bunlar, hayatımdaki büyük üzüntülerdir."
Euro/dolar paritesi, ABD kaynaklı spekülasyonlarla hızla geriliyor. Dolar euro karşısında bir günde yüzde 2'den fazla değer kazandı.
ABD Başkanı Obama'nın açıklayacağı mali planın ABD ekonomisinin resesyondan kurtulmasına yardımcı olacağı yönündeki spekülasyonlar dolara yaradı. Euro dolar paritesi cuma günkü kapanış seviyesi olan 1.3921'den 1.3579'a kadar geriledi. Doların bir gün içindeki değer artışı da yüzde 2.4 olarak kaydedildi.
Uluslararası piyasalarda işlem gören 16 para biriminin 13'ü karşısında değer kazanan dolar son üç haftanın en yüksek seviyesinde hareket ediyor.
Paritedeki hareketi değerlendiren uzmanlar, beklentilerin Obama'nın açıklayacağı yeni paket üzerinde yoğunlaştığına dikkat çekiyor. Özellikle altyapı yatırımları ve vergi indirimlerine bir paketin ABD'de milyonlarca insanın tekrar işlerine kavuşacağı anlamına geliğini belirten analistler, ekonomiye yönelik bu olumlu beklentinin dolara alım getirdiğini kaydediyor.
Öte yandan Avrupa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Lucas Papademos'un da Avrupa taraında yeni faiz indirimlerinin olabileceğine yönelik açıklaması da eurodaki değer kaybını artırdı.
Royal Bank of Canada döviz stratejisti Adam Cole, Obama'nın yeni açılayacağı paketinin büyük bir beklenti yarattığını ifade ederek, "Bu durum dolara yönelik olumlu bir eğilim yarattı. Ancak gerçekleşen hızlı hareket biraz abartılı gibi görünüyor" dedi.
Nomura Trust analisti Hideki Amikura ise dolardaki güçlü seyrin bir süre daha devam edebileceğini ve paritenin 1.35'a kadar gerileyebileceğini öne sürdü.
DOLAR İÇERİDE DE KUVVETLİ
Dolar parite etkisiyle içeride de yükselişe geçti. Gün açılışında 1.5250 TL'ye kadar inen dolar, öğle saatleri itibariyle cumaya göre yüzde 0.20 artışla 1.5320 TL'ye tırmandı. Euro ise yüzde 1.67 kayıpla 2.09 TL'ye geriledi.
Fenerbahçe’nin, Ankaragücü’nün genç futbolcusu Abdülkadir Kayalı’yı renklerine bağladığı bildirildi.
Abdülkadir Kayalı’nın menajeri Haluk Canatar, 18 yaşındaki futbolcu için yurt dışı ve yurt içinden birçok transfer teklifi geldiğini belirterek, "Fenerbahçe Kulübü’nün ciddi ve profesyonel yaklaşımı neticesinde, doğru adresin Fenerbahçe olduğuna karar verdik. Fenerbahçe Kulübü ile 4.5 yıllık sözleşme imzaladık" diye konuştu.
Menajer Canatar, Abdülkadir’in, İngiltere Premier Ligi’nde mücadele eden Chelsea ve Manchester City’nin de transfer listesinde olduğunu iddia ederken, ancak tercihlerini transfere ciddi yaklaşan Fenerbahçe’den yana yaptıklarını dile getirdi.
"DÜNYANIN EN BÜYÜK KULÜBÜNDE FUTBOL OYNAMAYA GELDİM"
Ankaragücü’nden bugün 4.5 yıllık sözleşmeye imza atarak Fenerbahçe’ye transfer olan genç milli futbolcu Abdülkadir Kayalı, "Dünyanın en büyük kulübünde futbol oynamaya geldim" dedi.
Kayalı, Fenerbahçe ile sözleşme imzaladıktan sonra AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte oynamak her futbolcunun hayalidir. Ben, bu büyük formaya genç yaşta kavuştuğum için çok mutluyum. Bu formayı üzerimden hiç çıkartmamak için çok çalışacağım" diye konuştu.
15 yaşından itibaren oynadığı milli takımlarda kaptanlık yapan Kayalı, bundan sonra Fenerbahçe’nin ve Milli Takım’ın değişmez futbolcusu olmak istediğini söyledi.
Ankaragücü camiasını hiçbir zaman unutmayacağını ifade eden 18 yaşındaki futbolcu, başta kendisini yetiştiren antrenörü Arif Peçenek olmak üzere kendisini bugünlere getiren herkese teşekkür etti.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Yargıtayın baz istasyonlarının yerleşim yerlerinden uzak bir yere taşınmasına hükmetmesine ilişkin, "Haberleşmenin kesintisiz sağlanması için baz istasyonları şarttır. Bunlar olmazsa haberleşme olmaz. Ya cep telefonlarından vazgeçeceğiz ya da baz istasyonları ile yaşamaya alışacağız" dedi.
Yıldırım, Swissotel’de Ulaştırma Bakanlığının 2008 faaliyetlerine ilişkin düzenlediği basın toplantısının ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yıldırım, "Youtube" internet sitesinin yasağına ilişkin soruyu yanıtlarken, söz konusu firmanın yetkilileriyle görüştüklerini söyledi. Amaçlarının asla yasak getirmek değil, suçlarla suç oluşmadan mücadele etmek olduğunu anlatan Yıldırım, yasakların yargı kararı ile getirildiğini, yargı kararlarına da müdahalenin söz konusu olmadığını dile getirdi. Yıldırım, şöyle devam etti:
"Bakın, yerel seçimlerle ilgili hükümet bir düzenleme yaptı. Anayasa Mahkemesi de bunu uygun olarak telaki etti. Ama Danıştay bunu bozdu. YSK da önce kabul etti, sonra bu karara uydu. Görüyorsunuz Türkiye’de yürütme, yasama, yargı hepsinin alanları ayrı. Dolayısıyla mahkemelerin verdiği kararı, yine mahkemeler kaldırır ve bu konuda yasal düzenleme değişikliğine gidilir, o zaman kalkar. Buradaki sorun, ilgili kurumun, getirilen bazı düzenlemelere, kurallara uymakta isteksiz davranmasından kaynaklanıyor. Başka ülkelerde yerelleştirme çalışmalarını yaparken, güvenlik belgesi alırken, Türkiye’ye gelince bunları yapmaya yanaşmıyor. Bu da Türk mevzuatına karşı açık bir ihlaldir. Yasak olabilecek içerik kaldırılması gerekirken, bazen site toptan da kapatılabiliyor. Bu, yargıda bilişim ile ilgili suçlara nasıl bakılacağı yönünde tecrübe birikiminin artmasıyla aşabileceğimiz bir konudur. İnternet Kurulu, bir çalışma içerisinde. Biz de bunu Adalet Bakanlığı yoluyla mahkemelere göndereceğiz. Böylece, uygulamadaki yanlış anlaşılmaları da ortadan kaldıracağız. Amaç hiçbir zaman bilgiye erişimi yasaklamak değil ama çocuklarımızı milli değerlerimize açıktan hakaret eden faaliyetlere de seyirci kalamayız."
İSTANBUL BOĞAZI’NA 3. KÖPRÜ
"İstanbul Boğazı’na yapılacak 3. köprünün ihalesi, küresel mali kriz nedeniyle daha sonraya ötelenebilir mi?" sorusu üzerine, İzmit Körfez Geçişini de içeren İzmit-İzmir Otoyolu’nun ihale tekliflerini 9 Nisan’da alacaklarını hatırlattı.
Yıldırım, "Bu bizim için çok önemli bir ölçü olacak. Eğer burada sonuç alırsak, ondan sonra 3. köprü ve diğer otoyol projeleri de bunu takip edecek. Körfez Geçisi ve İzmir Otoyolu ihalesi, YİD projelerine ilişkin bizim için önemli bir gösterge olacak. 3. köprü projesine ilişkin her şey hazır" diye konuştu.
VERGİ İNDİRİMİ
Yıldırım, Özel İletişim Vergisi’nde indirim yapılmasının planlanıp planlanmadığına ilişkin soruyu yanıtlarken, deprem döneminde geçici konan vergilerin, daha sonra kalıcı hale getirildiğini hatırlattı.
Geçen yıl sonunda Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın mobil ve sabit internetteki vergi oranlarının yüzde 5’e düşürüleceğini söylediğini belirten Yıldırım, "Biz bunun takipçisiyiz ve bunu gerçekleştireceğiz. 2009’da hem sabit hem mobil internette indirim olacak. Kriz zamanında hiçbir alanda böyle bir indirim yok" dedi.
TERSANELER
Geçen yıl Tuzla tersanelerinde yaşanan iş kazalarının hatırlatılması üzerine Yıldırım, tersanelere ilişkin bir yönetmelik çıkardıklarını belirtti.
Yıldırım, denizci yetiştiren okul sayısını 17’den 34’e çıkardıklarını, Tuzla’da meslek hastanesi kurduklarını ve 2 meslek okulu, hastane ile yurttan oluşan bir kompleksin temelini attıklarını söyledi.
Binali Yıldırım, tersanelerin küresel mali krizinden en fazla etkilenen sektörlerin başında geldiğini ve sipariş iptallerinin yaşandığını da belirtti.
CHP’DE DİNLEME CİHAZI
Yıldırım, "CHP Genel Merkezi’nde dinleme cihazı bulunduğu" yolundaki haberle ilgili soruyu şöyle yanıtladı:
"Biz dinlemenin hiçbir yerinde yokuz. Anayasa uyarınca, yargı kararı olmadan dinleme yapılamaz. Dinlemeye yetkili kuruluşlar dışında, dinleme hakkı olan hiçbir kuruluş yok. Bunlar da hakim kararı ile dinleme ve sinyal izleme yapabilirler. Bunların dışındakiler suçtur ve 3-5 yıla kadar cezayı gerektirir. Sürekli "dinleniyoruz" diye şuurumuzun bozulması, paranoyaya dönüştürülmesi kabul edilebilir değil. Bütün bu gerçekler ortadayken ısrarla yasal olmayan yollardan bilgilere erişmek, şantaj yapmak ne ahlakidir ne de kanunidir. ’Ana muhalefet partisinde böcek bulunmuş, dinlenmiş’ şeklinde haberler duyuyoruz. Bunun tespiti nedir? Yasal yollara başvurmak, polisi çağırmaktır. ’Polise güvenmiyorum’ deyip, işin içinden çıkmak, siyasi sorumluluğa sığan bir şey değil. Polise hepimizin ihtiyacı var. Polis, asker, jandarma bu ülkenin güvenliğini ve toplumsal barışı sağlamada en önemli kurumlarımızdır. Bunların yıpranmamasına özen göstermemiz lazımdır. Her kurumda yanlış yapan olabilir ama toptancı bir bakışla kurumları kötülemek, bu ülkeye bir fayda sağlamaz."
BAZ İSTASYONLARI
Yıldırım, yönetmeliğe uygun kurulup işletilen baz istasyonlarının "uzun zaman diliminde zarara neden olacağına" karar veren Yargıtay’ın, baz istasyonunun yerleşim yerlerinden uzak, uygun bir yere taşınmasına hükmetmesinin hatırlatılması üzerine, her nimetin bir külfeti olduğunu söyledi. Baz istasyonlarının sağlığa zararlı olduğuna dair şu anda ispatlanmış bir durum olmadığını ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:
"Haberleşmenin kesintisiz sağlanması için baz istasyonları şarttır. Bunlar olmazsa haberleşme olmaz. Ya cep telefonlarından vazgeçeceğiz ya da baz istasyonları ile yaşamaya alışacağız. Kararı vatandaş verecek. ’Kaldırın’ derse, biz hepsini kaldırırız ama ondan sonra haberleşme ne hale gelir onu bilemem. Oylama yapılır, vatandaş ’kaldırın’ derse, hepsini keser atarız, otururuz sen sağ, ben selamet. Ne arayan olur, ne aranan olur, hayat daha sakin olur. Bu işin latifesi. İletişim olmaya devam edecek. Olumsuz etkileri varsa, onları da göz ardı edemeyiz. Gelen şikayetleri değerlendiriyoruz. Mutlak zararlı manyetik alan oluşan yerler varsa, onları mutlaka kaldırıyoruz."
E-İMZA ÜCRETLERİ
Elektronik imza ücretlerinin yüksek olduğunun dile getirilmesi üzerine Yıldırım, sabit e-imzanın yıllık maliyetinin 100 TL civarında, mobil imzada ise bu bedelin "yok gibi" olduğunu söyledi. mobil imza kullanımının yaygınlaştığını dile getiren Yıldırım, "e-imza sertifikası veren kuruluşlar eğer varlıklarını sürdürmek istiyorsa bu tarifelerde ısrar etmeleri, kendilerinin sonunu hazırlamak anlamına gelir. Fiyat politikalarını bir kez daha gözden geçirmeleri iyi olur" diye konuştu.
Gazze'de ölü sayısı 527'yi aştı
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları hız kesmeden devam ederken ölü sayısı 527'yi aştı. İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ise yaptığı açıklamada operasyonun "terörle savaş" olduğunu öne sürdü ve "Herkes tarafını seçmek zorunda" diye konuştu.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 27 Aralıktan bu yana en az 527 kişi öldü.
İsrail ordu sözcüsü, hava saldırılarının ardından başlayan kara harekatında onlarca Hamas militanının öldürüldüğünü, yaralanan 6 İsrailli askerden ikisinin durumunun ağır olduğunu açıkladı.
Görgü tanıkları, İsrail kuvvetlerinin, Beyt Lahya’nın iç kesimlerine doğru ilerlediğini ve burada yaşayanlara bölgeyi terk etmeleri çağrısında bulunduğunu söylediler.
Gazze Şeridi’nin kuzeyinden ve Gazze kentinin doğusundan çatışma sesleri geldiği belirtiliyor. Hamas, uçak, helikopter ve tanklarla ateş açan İsrail kuvvetlerine RPG ve havan toplarıyla karşılık vermeye çalışıyor.
Gazze kentinin, İsrail kuvvetleri tarafından neredeyse tamamen çember içine alındığı ve Gazze Şeridi’ndeki diğer kesimlerle bağlantısının kesildiği, zırhlı birliklerin, Gazze’ye açılan tüm yolları kontrol altına aldığı belirtiliyor.
Uluslararası topluluk, derhal ateşkes sağlanması çağrılarına devam ederken, İsrail, harekata, Gazze’den İsrail’in güneyine yönelik saldırı
olasılığını sona erdirinceye kadar devam edileceğini yineledi.
Devam eden saldırılarda, 4 ambulans ile 3 seyyar klinik imha edildi, Hamas liderlerinden Muhammed Ebu Şamala’nın evi yerle bir edildi.
Bu arada 27 Aralıktan bu yana düzenlediği saldırılarda İsrailli 4 sivil ile bir askeri öldüren Hamas, keskin nişancılarının, 6 askeri vurduğunu belirtti.
İsrail polisi, Aşdod ve Berşeba dahil bazı kentlere bugün 24 roketin düştüğünü, ölen veya yaralanan olmadığını açıkladı.
Yardım kuruluşlarının, yabancıların Gazze Şeridi’nden otobüslerle tahliyelerine, güvenlik endişesi gerekçesiyle son verdiği belirtildi.İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, "Sivil ölümlerini önlemeye çalışıyoruz, ama Hamas sivillerin arkasına saklanıyor" dedi.
AYNI AİLEDEN 13 KİŞİ İSRAİL TANK ATEŞİNDE ÖLDÜ
Gazze’de, aynı aileden 13 kişi İsrail’in açtığı tank ateşinde hayatını kaybetti.
Sağlık görevlileri, Gazze kentinin doğusunda İsrail tank ateşiyle yerle bir olan evin enkazından Samuni ailesinden 13 kişinin cesedinin çıkarıldığını açıkladı. Ölenler arasında anne ile 3 çocuğunun da bulunduğu belirtildi.
Gazze Şeridi’nde düzenlenen saldırılarla ilgili bazı bilgiler şöyle:
-Hastane yetkilileri, Gazze kentinin doğusunda açılan bir başka tank ateşinde anne ile 3 çocuğunun öldüğünü açıkladı.
-Gazze Şeridi’nin orta kesimlerinde İsrail ateşi sonucu 3 yaşındaki
Filistinli bir kız çocuğu öldü, çocuğun anne ve babası ile diğer akrabaları yaralandı.
-Cebaliye mülteci kampında, bir hastanenin otoparkına açılan tank ateşi maddi zarara yol açtı.
-İsrail, Gazze Şeridi’nde havadan Hamas ve liderlerine karşı saldırıların devam edeceğine dair bildiriler atmayı sürdürdü. Arapça yazılı bildirilerde, halktan evlerini terk ederek kent merkezlerine gitmesi istendi.
-Gazze’den İsrail sahil kenti Aşdod’a yaklaşık 20 roket atıldı.
-İsrail’in 27 Aralıkta başlattığı Gazze saldırılarında 541 Filistinli ve
3 İsrailli sivil ile 2 İsrail askerinin öldüğü açıklandı.
-Filistinli sağlık görevlileri, 3 Ocakta başlayan kara harekatında yaklaşık 60 kişinin öldüğünü, bunlardan 6’sı dışında ölenlerin tümünün sivil olduğunu belirtti.
-İsrail ordu sözcüsü, kara harekatında onlarca Hamas militanının öldüğünü, dün gece 2’si ağır 6 İsrail askerinin yaralandığını açıkladı.
-Beyt Hanun’da, dün ölüleri için yas tutanları hedef alan saldırıda 3 sivil öldü.
-Beach mülteci kampında, dün evlerinin bombalanması sonucu aynı aileden 7 kişi öldü.