| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HABER29

7 "ölüm" etiketi kullanan gönderi "ölüm" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

TECAVÜZ ETMEK İSTEDİ

KIZLARIMA TECAVÜZ ETMEK İSTEDİ

tecavüs etmek istedi İzmir'de işadamını boğup cesedini yakmakla suçlanan sevgilinin iddiası; "Kızlarıma tecavüz etmek istedi"

İZMİR'in Çeşme İlçesi'nde, geçen yıl Temmuz ayında işadamı Hüseyin İltaş'ı iple boğup, ardından yakarak öldürdükleri iddia edilen aşk yaşadığı F.E., kızı M.E., ile Ö.G., ve H.E.'nin ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlanırken, taraflar birbirini suçladı. F.E., birlikte olduğu işadamının kızlarına tecavüz etmek istediğini iddia etti.

Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Nihal Fındık, tutuklu sanıklar M.E., F.E., Ö.G. ve H.E. ile diğer tutuksuz 4 sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde dava açtı. İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan ilk duruşmaya haklarında `Tasarlayarak canavarca hisle öldürme ve bu suça azmettirme' suçlarından, ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu 4 sanık ile tutuksuz yargılanan sanıklar ve ölen işadamının eşi Nermin İltaş ile tarafların avukatları katıldı.

FARKLI CİNSEL İSTEKLERİ VARDI

F.E., Hüseyin İltaş'ın farklı cinsel isteklerde bulunması, kızı M.E.'ye de tacizde bulunup eziyet etmesi nedeniyle öldürüldüğünü belirtti. F.E., ifadesinde "Yedi yıl önce kendisiyle tanıştım. Genelde benim oturduğum evde birlikte oluyorduk. Bir yıl sonra evli olduğunu öğrendim. Ben uyurken kızım A.E.'nin, daha sonra da büyük kızım M.E.'nin göğüslerini okşarken yakaladım. Birlikteliğimizden çocuğumuz doğdu. Değişik cinsel istekleri vardı. Eve travestiler getirip birlikte seks yapıyordu. Kızlarımla cinsel ilişkiye girmek istiyordu. Kızım M.E.'nin psikolojisi bozuldu, Hüseyin'i öldürmek istediğini söyledi. Bir gece evimde Ö.G. ve H.E.'nin, Hüseyin'in ağzına yastık dayayıp öldürmeye çalıştıklarını gördüm. Öldürme olayını kızım planlamış. Benim bir şeyden haberim yok" dedi.

M.E. ise, "Hüseyin İltaş'ı anneme ve bize kötü davranıp, cinsel istismarda bulunması nedeniyle öldürtmeye karar verdim. Ö.G., ile görüşüp 5 bin TL'ye anlaştım. Eğlenceden geldiği bir gece Ö.G. ve H.E. yastık ve iple boğup öldürdüler. Cesedini, çuval içinde otomobilinin bagajına koydular. Yakma görüntülerini bana izletiler. Korktuğum için yargıya bildirmedim" dedi.

Ö.G., ise "Olay gecesi M.E., mesaj atıp beni eve çağırdı. Yerde çuval içerisinde battaniyeye sarılı eşyayı arabaya taşımamı istediler. Kanlar akınca ceset olduğunu anladım. Ama M.E.'nin elinde tabanca vardı, kimseye söylemememi istedi. Cesedi Çeşme'ye götürdük. Midem bulanınca deniz kıyısına gittim. Geri döndüğümde dumanlar çıkıyordu" dedi. H.E., ise olay gecesi haplı olduğunu, hayal meyal hatırladığını söyledi. H.E., "Bizi eve M.E., aldı. Ö.G. ve bana yastık ile ip verdi. Bizi Hüseyin'i yatak odasında öldürürken, annesiyle kızı da bizi kapıdan izliyordu. Çuval içerisindeki cesedi Çeşme'ye götürdük. Çalı çırpı koyup yaktık. Ö.G., bu anı benim cep telefonuma kaydetti. Bu işi hep birlikte yaptık" dedi.

Nermin İltaş, ise eşinin düzenli bir hayatı olduğunu, belirtip tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

Hülya Avşar annesini kaybetti

hülya avşar Bir süredir akciğer kanseri tedavi gören Hülya Avşar'ın annesi Emral Avşar Amerikan Hastanesi'nde dün gece saat 23.45 sıralarında hayatını kaybetti.

  Acı haberle yıkılan Hülya Avşar gözyaşlarına boğuldu.

ÖLÜME BİR SAAT KALA

 

.

YAŞLI SOYGUNCU POLİSLE ÇATIŞTI

57 yaşındaki Robert Sylvester, ABD'nin Illinois eyaletinde market ve benzin istasyonlarını hedef alan 4 silahlı soygundan aranırken, dün 5'inci soydununu bir markkette gerçekleştirdi. Ancak bu kez polis, tam da otoyola çıktığı sırada peşine düştü.

Polisi peşinde görünce jeepiyle otoyolda hız rekorları kırarak kaçmaya çalıştı. Ancak 55 numaralı otoyolun bir çıkış noktasında polisleri atlatamayacağını anlayan yaşlı adam, arabasından atlayıp, peşindeki polislere kurşun yağdırmaya başladı.

Bu arada olay yerinde tesadüfen bulunan yerel Bloomington Pantagraph adlı gazetenin muhabiri David Proeber bu müthiş kareleri çekmeyi başardı.

Bir film değil de hayatın ta kendisi olduğuna inanmakta zorlanan muhabir, "Bir ara benimle göz göze geldi. Teslim olmayacağını anladım. Polislerin tüm uyarılarına rağmen ateş etmeye devam etti. Sigarasını ağzından atmadı bile" dedi.

Çatışma sırasında ağır yaralanarak etkisisz hale getirilen yaşlı soyguncu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. 

Hayata veda etmeden sadece 1 saat önce çekilen bu fotoğrafları onu
ABD'de gündeme taşıdı

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları devam ediyor

Gazze'de ölü sayısı 527'yi aştı

 

azzede İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları hız kesmeden devam ederken ölü sayısı 527'yi aştı. İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ise yaptığı açıklamada operasyonun "terörle savaş" olduğunu öne sürdü ve "Herkes tarafını seçmek zorunda" diye konuştu.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 27 Aralıktan bu yana en az 527 kişi öldü.
İsrail ordu sözcüsü, hava saldırılarının ardından başlayan kara harekatında onlarca Hamas militanının öldürüldüğünü, yaralanan 6 İsrailli askerden ikisinin durumunun ağır olduğunu açıkladı.
Görgü tanıkları, İsrail kuvvetlerinin, Beyt Lahya’nın iç kesimlerine doğru ilerlediğini ve burada yaşayanlara bölgeyi terk etmeleri çağrısında bulunduğunu söylediler.
Gazze Şeridi’nin kuzeyinden ve Gazze kentinin doğusundan çatışma sesleri geldiği belirtiliyor. Hamas, uçak, helikopter ve tanklarla ateş açan İsrail kuvvetlerine RPG ve havan toplarıyla karşılık vermeye çalışıyor.
Gazze kentinin, İsrail kuvvetleri tarafından neredeyse tamamen çember içine alındığı ve Gazze Şeridi’ndeki diğer kesimlerle bağlantısının kesildiği, zırhlı birliklerin, Gazze’ye açılan tüm yolları kontrol altına aldığı belirtiliyor.
Uluslararası topluluk, derhal ateşkes sağlanması çağrılarına devam ederken, İsrail, harekata, Gazze’den İsrail’in güneyine yönelik saldırı azze olasılığını sona erdirinceye kadar devam edileceğini yineledi.
Devam eden saldırılarda, 4 ambulans ile 3 seyyar klinik imha edildi, Hamas liderlerinden Muhammed Ebu Şamala’nın evi yerle bir edildi.
Bu arada 27 Aralıktan bu yana düzenlediği saldırılarda İsrailli 4 sivil ile bir askeri öldüren Hamas, keskin nişancılarının, 6 askeri vurduğunu belirtti.
İsrail polisi, Aşdod ve Berşeba dahil bazı kentlere bugün 24 roketin düştüğünü, ölen veya yaralanan olmadığını açıkladı.
Yardım kuruluşlarının, yabancıların Gazze Şeridi’nden otobüslerle tahliyelerine, güvenlik endişesi gerekçesiyle son verdiği belirtildi.İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, "Sivil ölümlerini önlemeye çalışıyoruz, ama Hamas sivillerin arkasına saklanıyor" dedi
.

AYNI AİLEDEN 13 KİŞİ İSRAİL TANK ATEŞİNDE ÖLDÜ
Gazze’de, aynı aileden 13 kişi İsrail’in açtığı tank ateşinde hayatını kaybetti.
Sağlık görevlileri, Gazze kentinin doğusunda İsrail tank ateşiyle yerle bir olan evin enkazından Samuni ailesinden 13 kişinin cesedinin çıkarıldığını açıkladı. Ölenler arasında anne ile 3 çocuğunun da bulunduğu belirtildi.
Gazze Şeridi’nde düzenlenen saldırılarla ilgili bazı bilgiler şöyle:
-Hastane yetkilileri, Gazze kentinin doğusunda açılan bir başka tank ateşinde anne ile 3 çocuğunun öldüğünü açıkladı.
-Gazze Şeridi’nin orta kesimlerinde İsrail ateşi sonucu 3 yaşındaki
Filistinli bir kız çocuğu öldü, çocuğun anne ve babası ile diğer akrabaları yaralandı.
-Cebaliye mülteci kampında, bir hastanenin otoparkına açılan tank ateşi maddi zarara yol açtı.
-İsrail, Gazze Şeridi’nde havadan Hamas ve liderlerine karşı saldırıların devam edeceğine dair bildiriler atmayı sürdürdü. Arapça yazılı bildirilerde, halktan evlerini terk ederek kent merkezlerine gitmesi istendi.
-Gazze’den İsrail sahil kenti Aşdod’a yaklaşık 20 roket atıldı.
-İsrail’in 27 Aralıkta başlattığı Gazze saldırılarında 541 Filistinli ve
3 İsrailli sivil ile 2 İsrail askerinin öldüğü açıklandı.
-Filistinli sağlık görevlileri, 3 Ocakta başlayan kara harekatında yaklaşık 60 kişinin öldüğünü, bunlardan 6’sı dışında ölenlerin tümünün sivil olduğunu belirtti.
-İsrail ordu sözcüsü, kara harekatında onlarca Hamas militanının öldüğünü, dün gece 2’si ağır 6 İsrail askerinin yaralandığını açıkladı.
-Beyt Hanun’da, dün ölüleri için yas tutanları hedef alan saldırıda 3 sivil öldü.
-Beach mülteci kampında, dün evlerinin bombalanması sonucu aynı aileden 7 kişi öldü.

RÖNTGEN GÜNÜ GELMDEN ÖLDÜ

EDİRNE’de rahim kanama şikayeti ile tedavi için önce Devlet Hastanesi ardından da Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne giden Kezban Tezer'in, röntgen sırasını beklerken öldrüğü iddia edildi. Kadının ailesi sorumluların bulunması için Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Edirne’nin Havsa İlçesi’ne bağlı Oğulpaşa Köyü’nde oturan 41 yaşındaki Kezban Tezer eşi ile birlikte, rahim kanaması şikayeti ile 31 Ekim günü Edirne Devlet Hastanesi’ne gitti. Devlet Hastanesi doktorları, hasta Tezel’in kanamalı durumunu dikkate alarak daha fazla olanaklara sahip Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk etti. Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi’ne giden Kezban Tezel, burada Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nde muayene edildi. Bölümde görevli Dr. Yaşar Çeğil hastayı röntgeninin çekilmesi için Radyoloji Bölümü’ne sevk etti. Radyoloji Bölümü’nde çekilen filmleri inceleyen Dr. Çeğil hastadan bir kez de ilaçlı çekim yaptırmasını istedi. 15 Kasım'da yeniden Radyoloji Bölümü’ne giden kanamalı hasta Tezel’e, bölümdeki yoğunluk nedeniyle ilaçlı film çekimi için 3 gün sonrası olan 18 Kasım tarihine randevu verildi. Bunun üzerine köyüne dönen Keziban Tezel, ilaçlı film çekimi için randevu aldığı günden bir gün önce fenalaşınca 17 Kasım tarihinde ailesi tarafından yeniden Edirne Tıp Fakültesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Tıp Fakültesi Acil Servisi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen Tezel aşırı kan kaybından yaşamını yitirdi. Eşinin ölümü üzerine eşi Cafer Tezel, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek suç duyurusunda bulundu. 

EŞİ HASTANEYİ SUÇLADI

Hastane yetkililerinin ihmali sonucu eşinin öldüğünü öne süren Cafer Tezel, dilekçesinde şöyle dedi:

“Önce Edirne Devlet Hastanesi’ne gittik. Bizi Tıp Fakültesi’ne sevk ettiler. Kardeşimin eşini de yanımıza alarak buraya gittik. Görevli doktor röntgen filmi çekilmesini istedi. Yoğunluk nedeniyle ilaçlı film çekimi için 3 gün sonrasına gün verildi. Ama eşim 2 gün sonra fenalaştı. Trakya Üniversitesi Acil Servisine götürdük. Acil serviste eşimin kan kaybından öldüğünü söylediler. Ölümde, görevli doktorların ihmali söz konusu. Ben doktorlara eşimin durumunun kötü olduğunu ve hastaneye yatırılması gerektiğini söyledim. Ama doktorlar bize kanamanın normal olduğunu ve filmleri tamamlamamızı istedi. Eşimin ölümüne neden olanlardan şikayetçiyim.”

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları Bölümünde görevli Dr. Yaşar Çeğil, olayla ilgili olarak açıklama yapmak istemediğini söyleyerek, “Biz hastaya ameliyat günü verdik” demekle yetindi. Edirne Cumhuriyet Savcısı M. Cebbar Ülgen, hastanın ölümüyle ilgili adli soruşturma başlattı.

ERKEKLER NEDEN ERKEN ÖLÜR


Sorunun cevabı devekuşu sendromunda saklıdır. Aslında böyle bir sendrom mevcut bile değil ve deyim oldukça yeni.

 Yeni ama Amerika'da gittikçe daha sık kullanılıyor. Sendromun bir adı daha var: John Wayne Sendromu.  Onu son zamanların uydurma ama gerçeklik payı olan sendromlarından biri gibi de düşünebilirsiniz. Metroseksüel veya überseksüel erkeklerin bu sendroma yakalanma ihtimali daha yüksek. Sendrom neredeyse erkeklere özeldir. İşte devekuşu sendromunun öyküsü.

DEVE KUŞU SENDROMUNA YAKALANMAYIN

Erkeklerin daha yapılı ve güçlü olmalarına rağmen neden kadınlardan daha kısa yaşadıklarının cevabı  bu sendromda gizlidir. Erkekler bütün milletlerde, tüm coğrafyalarda daha genç yaşta ölmekte, daha sık hastalanıp, daha zor iyileşmektedir. Bu durumu açıklamak için pek çok neden var ama sorun aslında biraz biyolojik biraz da erkek tipi davranışsal ve sosyal özelliklerle ilişkilidir.

Erkekler kas ve kemik açısından güçlü görünseler de, poligam, über veya hiper olduklarını iddia etseler de ne yazık ki ciddi bazı biyolojik kusurlara sahipler. Kadınların iki X kromozomu varken, erkeklerde sadece bir tane X kromozomu mevcut.  Yaşamı kısaltıcı kalp hastalıklarına ve belki de bazı kanserlere yakalanmayı kolaylaştırıcı etkisi olduğu ileri sürülen testosteron hormonu erkeklerde kadınlardan (doğal olarak) çok daha yüksek. Ayrıca erkeklerin iyi kolesterol (HDL) seviyeleri kadınlara oranla bir hayli düşük. Erkekler karın çevresinden yağlanmaya, glikoz tolerans bozukluğu ve hipertansiyona yakalanmaya kadınlara oranla daha eğilimliler. Sözün kısası erkekler zaten yapısal olarak damar hastalıklarına yani kalp krizi ve felç gibi sorunlara daha açıklar. Yani birazcık imalat kusurları var!

ERKEK DOĞMAK DAHA RİSKLİ

Erkeklerin riskleri bununla da bitmiyor. İş stresleri daha yüksek, sosyal iletişimleri ise bir hayli bozuk. Arkadaş ve aileden destek alma konusunda oldukça beceriksizler. Duygularında samimi olduklarını, arkadaşlıklarını köklü tuttuklarını söylemek de zor. Kadınlara oranla daha kolay endişelenen, korkan ama daha zor sevinen, zor inanan ve hoşgören, az bağışlayan bir ruhsal organizasyonları var. Ayrıca kadınlardan daha agresifler. Şiddet ve hiddet skorları daha yüksek. Gereksiz riskleri kolayca alabiliyorlar. Sigara ve alkol kullanımı, araçlarda kemer bağlamamak, kondom kullanmamak gibi risk azaltıcı önlemleri pek önemsemiyorlar. Doktorlara hasta olunca bile pek gitmiyorlar. Düzenli tetkik yaptırma alışkanlıkları da kadınlara oranla bir hayli düşük.

DAHASI VAR

Erkeklerin sorunları bunlarla da bitmiyor. Erkekler gereksiz yere risk alma dışında kişisel bakımlarında da oldukça ciddi sorunlar yaşıyor. Bu sorun özellikle orta yaşlarda daha da belirginleşiyor. Kısacası, uzmanlar erkeklerin bu tavırlarını başını kuma gömmüş deve kuşlarına benzetiyor ve bu durumu deve kuşu sendromu diye adlandırıyor. Maço tavırları nedeniyle uslanmaz sigara tüketicisi John Wayne bu sendromun en önemli örneği. Belki de bu nedenle sendromun ikinci bir adı daha var : John Wayne Sendromu.

ERKEKLERE 10 EMİR

Dr. Harvey Simon erkeklere bu sendromdan korunmak için bir yol haritası hazırlamış ve 10 kuralı mutlaka uygulamalarını istemiş. Devekuşu sendromuna yakalanmak istemeyen bir erkekseniz bu öğütleri tutmanızda yarar var.

1. Tütün ürünlerinden uzak durun.
2. Alkol kullanmayın ya da iyice azaltın.
3. Düzenli egzersiz yapın.
4. Doğru beslenin.
5. Stresinizi iyi yönetin.
6. Vücut yağ oranınızı azaltın.
7. Emniyet kemeri takmayı unutmayın.
8. Radyasyon ve ultraviyole kaynaklarından, kimyasal ve çevresel zararlardan uzak durun.
9. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunun.
10. Vücudunuzu dinlemeyi öğrenin. Herhangi bir işaret alırsanız, hemen doktorunuzla görüşün.

 ANDROPOZ 

Türk toplumu menopozlu kadınlara gösterdiği ilgiyi şimdiye kadar erkeklerden esirgemiştir! Kadınların menopoz dönemi sorunlarını araştıran, çözüm yolları arayan menopoz dernekleri var. Erkeklerin dernek kurmak bir tarafa bu konuda sesleri bile çıkmıyor.

Yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olan andropoz aslında birçok erkeği hiç etkilemiyor. Çoğu erkek böyle bir dönemin farkında bile değil. Kas gücündeki azalmayı, karnındaki yağlanmayı, dikkatindeki dağılmayı, uyku sorunları veya kas-kemik ağrılarını başka sebeplere bağlıyor. Bazı erkekler de yaşadığı cinsel sorunları ya normal kabul edip boyun eğiyor ya da saklama telaşına giriyor. Bunun nedeni biraz da sürecin özelliği ile ilgili. Erkekler kadınlarda olduğu gibi tam bir hormonal kesilme yaşamıyor. Erkeklerde yavaş ilerleyen ve yaşlandıkça belirginleşen bir testosteron hormonu kaybı söz konusu. Bu yavaş ama ilerleyici kayıp çoğu kez bir sorun çıkmadan geçiştiriliyor. Erkeklerde de, kaybedilen testosteronun yerine konması mümkün. Bu durum "hormon yerine koyma tedavisi" olarak biliniyor. Hormon eksikliğini gidermede ağız veya cilt yoluyla kullanılan güvenli tablet ve kremler var.

Hormon yerine koyma tedavisi her erkek için gerekli mi sorusunu ürologlar "hayır" diye yanıtlıyor. Prostat kanseri şüphesi olanlarda, prostat büyümesi nedeniyle idrar boşaltmada ciddi sorunlar yaşayanlarda, psikiyatrik problemleri bulunanlarda, karaciğer yetmezliği gibi organ yetersizliği belirlenenlerde testosteron ile yerine koyma tedavisini zararlı buluyorlar. Uzmanlar testosteronu gerekli durumlarda mutlaka kullanıyor.

CİNSELLİK SONSUZA DEK MÜMKÜNDÜR

Bir kez daha hatırlatalım: Cinsellik sağlıklı yaşayan, doğru beslenen, düzenli aktivitesi olan, sigara ve alkol kullanmayan, stres yönetiminde başarılı erkeklerde 80'li yaşlarda bile sorun olmuyor. Bunlar andropoz sorunlarını neredeyse hiç yaşamıyor. Massachusetts Andropoz Araştırmaları'nda bazı fiziksel düşüşler nedeniyle cinsel tatminin yaşlılıkla birlikte azaldığı düşüncesinin yanlış olduğu anlaşılmıştır. İnsanlar yaşlandıkça daha az cinsel ilişkiye girdiklerinden bir algı yanılgısı ortaya çıkıyor. Bu araştırmanın sonuçlarına göre tam tersine, cinsel tatminin kalitesi yaşla birlikte bir miktar artıyor bile. Çünkü yaş cinsellik konusunda bilgi, deneyim ve tecrübe kazanılmasını sağlıyor.

Yaşının getirdiği değişiklikleri kabul eden, hayatı gerektiği gibi yaşayan, değerlendiren erkeklerde andropoz dönemi cinsel güçte ciddi bir azalmaya neden olmuyor. Erkeklik cinsellikle başlamadığı gibi cinsellikle de bitmiyor. Andropozu lütfen bir iktidar savaşı olarak görmeyin.

ANDROPOZ REÇETENİZ

- Kilo fazlalığı sorununuz varsa en kısa zamanda çözmeye çalışın.
- Bir egzersiz programı oluşturun. İşe her gün 30-35 dakikalık sıkı bir yürüyüşle başlayın.
- Protein tüketiminizi kontrol edin. Yeteri kadar protein almıyorsanız, eksiğinizi giderin. Özellikle kırmızı veya beyaz et gibi hayvansal proteinleri yeteri kadar tüketin. Kırmızı eti haftada 2 kez ve yağsız bölümlerinden tüketmenizde fayda var.
- Dinlenmeye, eğlenmeye zaman ayırın. Tatillerinizi iyi değerlendirin.
- Uyku sorunlarınız varsa,  doktorunuzdan yardım isteyin.
- B6, B1 ve E vitaminleri ile çinko desteklerinden istifade edin.
- Yorgunsanız ginseng, ginkgo biloba ve argininden de yararlanabilirsiniz.
- Olumlu, keyifli, eğlenceli biri olmaya gayret edin. Kitap okuyun, sinemaya gidin, briç ve satranç gibi oyunlar oynayın.
- Kullandığınız ilaçları gözden geçirin. Cinsel yaşamı etkileyenleri varsa doktorunuzdan yardım isteyin.
- Testosteron seviyenizi kontrol ettirin.
- Bütün bunlar sorununuzu gidermiyorsa bir uzmandan (üroloji veya endokrinoloji) yardım istemekten çekinmeyin.
 
UNUTMAYIN

TESTOSTERON AZLIĞININ TEDAVİSİ MÜMKÜN

    Testosteron düşüklüğünü "fizyolojik düzeyde kalması koşuluyla" yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul etmek gerekiyor. Ama testosteron seviyesinde beklenenden hızlı bir düşme varsa, nedeni mutlaka araştırılmalıdır. Eğer testosteron eksikliği ile ilişkili ciddi yakınmalar da ortaya çıkmışsa, yaşla ilişkili olsa bile testosteron eksikliğinin tedavisi yapılmalıdır. Testosteron eksikliğinin mevcudiyetini gösteren belirtilerden rahatsızlık duyuyorsanız, problemlerinizi çözmede size yardımcı olabilecek bir uzmanla görüşmenizde yarar vardır. Bir üroloji uzmanı -özellikle androloji konusunda deneyimli olanlar- veya endokrinolog sorununuzu çözme ve yönetmede size daha çok yardımcı olacaktır. Uzman, deneyimli bir hekim ve bilinçli bir hastanın işbirliği testosteron eksikliğini ortadan kaldırır.

BİR BİLGİ

CİNSEL GÜÇ KAYBININ BAŞKA SEBEPLERİ DE VAR

Testosteron hormonunun erkeklerde önemli görevleri var. Cinsel fonksiyonların gelişmesi, korunması ve sürdürülmesi, cinselliğin uyarılmasında bu hormon ciddi bir rol üstlenir. Testosteron eksikliğinde cinsel ilişki isteğinin azalması, cinsel aktivitenin baskılanması bundandır. Testosteron seviyesindeki azalma beklenenden daha hızlı ve yoğun olduğunda erkek cinselliğinde ciddi fırtınalar yaşanır. Hemen belirtelim: Cinsel arzuyu ve gücü etkileyen sadece testosteron hormonu değildir. Ruhsal kökenli hastalıklar (depresyon, akut anksiyete…), yaşanan bazı sağlık sorunları, özellikle hormonal problemler (şeker hastalığı, tiroid bezi hastalıkları, hipofiz bezi hastalıkları), damarsal sorunlar ve metabolizma ile ilişkili problemler de cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyebilir. Bazı ilaçların (antidepresanlar, uyku ilaçları, betablokerler, idrar söktürücüler…) ve besin desteklerinin de (pasion flower) cinsel yaşamın tadını kaçırabileceği biliniyor.

Telefonda konuşurken öldürmuşler

 
3 Aralık 2008
 
 
 
 
MERSİN’de 21 yaşındaki Ceyhun Çepik, yürürken cep telefonuyla nişanlısıyla konuştuğu sırada, kimliği saptanamayan kişi veya kişilerce kalbinden bıçaklanarak öldürüldü.

Nişanlısının ölürken son sözlerini telefonda duyan 20 yaşındaki Çiğdem Varol, sinir krizi geçirdi. Çiğdem Varol, “Ceyhun benimle konuşurken birden ‘Ağabey bende bir şey yok, ahhh’ diye bağırdı” dedi.

Olay, gece saat 23.00 sıralarında Toroslar Mahallesi’nde yapımı süren çevre yolunda meydana geldi. Lise yıllarında birbirlerine aşık olan ve bir süre önce nişanlanan Ceyhun Çepik, ziyaret için nişanlısı Çiğdem Varol’un evine geldi. Burada bir süre oturan Çepik, evden ayrıldı. Yaya olarak bir alt sokaktaki evine giden Ceyhun Çepik, cep telefonu ile nişanlısını arayarak sohbet etmeye başladı.

Bu sırada kimliği saptanamayan kişi veya kişilerin saldırısına uğrayan Çepik, kalbinden bıçakladı. “Ağabey bende bir şey yok, ahhh” diyen nişanlısı ile konuşması kesilen Çiğdem Varol, kötü bir şey olduğunu düşünüp durumu nişanlısının ailesine bildirerek, sokağa fırladı. Genç kız, nişanlısının babası Müslüm Çepik ve kardeşleri sokakta Ceyhun’u aradı. Aile, önce yolda cep telefonunu, ardından kanlar içindeki Ceyhun Çepik’i yaralı buldu. Durumu ağır olan Çepik, otomobille Mersin Devlet Hastanesi’ne götürüldü, ancak kurtarılamadı. Acı haberi alarak hastaneye koşan Ceyhun Çepik’in yakınları, hastaneyi birbirine kattı. Sinir krizleri geçip gözyaşı döken Ceyhun Çepik’in nişanlısı, annesini ve babasını, görevliler ve polisler sakinleştirmede güçlük çektiler.

Güçlükle sakinleştirilen Çiğdem Varol, nişanlısı ile evlerine giderken cep telefonuyla konuştuğu sırada, “Ağabey bende bir şey yok, ahhh” diye bağırdığını ardından da görüşmenin kesildiğini söyledi.

Olayla ilgili soruşturma sürerken, Kurban Bayramı’ndan sonra askerliğini yapmak üzere Hatay’ın İskenderun İlçesi’ndeki birliğine teslim olacağı belirtilen Ceyhun Çepik’in cüzdanı ile kredi kartlarının da gasp edildiği